Alaşehir’de Halkla Konuşma

Batı Anadolu seyahati sırasında:



Saygıdeğer arkadaşlar!



Hakkımda gösterdiğiniz ilgilerden dolayı teşekkür ederim. Birkaç ay önce buradan geçerken, bu güzel şehrin ateşler içinde bırakıldığını görmüştüm. Bundan hepimiz kan ağlıyoruz. Fakat sizin gibi gayretli halkın yerle bir olan bu şehri tekrar imar edeceğine ve yükselteceğine hepimiz emindik. Bu anda aldığım bilgi, bu güvenin hızla fiil haline geldiğini gösteriyor. Bundan mutluyum.

Arkadaşlar! Şehrinizin Yunan istilası altındaki yokluğunu çok iyi hatırlıyorsunuz. Ben, bu acı hatıraları tekrar etmekle yaralarınızı tazelemek istemem. Yalnız sizi ve  bütün milleti felâkete sürükleyen nedenleri hakkıyla düşündüğünüzden eminim. Yunanlıları İzmir’e çıkaran doğal olarak sizin istek ve eğiliminiz değildi. Ve olamazdı. Onların İzmir’e çıkmasına ve memleketimizin daha doğusuna ilerlemesine kendi kuvvet ve girişimleri de yeterli değildi. Bizi çiğneten bizim başımızda bulunan ve büyük tanıdığımız makamlardı. O makamlar ki, onların mutluluğuna, sağlığına gece gündüz dua ederdik. Çok kesin olarak bilmeniz gerekir ki, bizi kurtuluşa ulaştıran şey o şekil hükümeti yıkarak, yerine milletin düşüncelerini ve emellerini temsil eden bir hükümet kurmak olmuştur. O hükümet, Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükûmeti’dir. Eğer milletimiz kendi hâkimiyetini kayıtsız şartsız elinde tutmasa kurtuluşa hiçbir vakit sahip olamazdık ve memleketimizde şimdiye kadar Sèvr Antlaşması uygulanacak, bütün millet yabancıların kölesi olacaktı.

Arkadaşlar! Artık bu felâketli günler gelmeyecektir. Bütün düşmanlarımız, bütün dünya anlamıştır ki, hakimiyetini çok kıskanç bir biçimde savunan ve koruyan milletimiz, memlekete ayak basacak düşmanları kovacak ve yok edecektir. Memleketimizin bayındır ve milletimizin mutlu olması, her bireyin büyük fedakârlığı ile millî hâkimiyeti koruması ile olabilecektir. İsteğimiz dışarıda istiklâl, içeride kayıtsız şartsız millî egemenliği korumaktan ibarettir. Millî hâkimiyetimizin isterse bir zerresini bozmak niyetinde bulunanların kafalarını parçalayacağınızdan eminim.



Arkadaşlar! Bundan sonra çok önemli zaferlere kavuşacağız. Fakat bu zafer süngü zaferleri değil, iktisat, ilim, bilgi ve anlayış zaferleri olacaktır. Ordumuzun şimdiye kadar elde ettiği zaferler memleketinizi gerçek kurtuluşa ulaştırmış sayılamaz. Bu zaferler, ancak gelecek zaferimiz için kıymetli bir zemin hazırlamıştır. Askerî zaferlerimizle gururlu olmayalım. Yeni ilim ve iktisat zaferlerine hazırlanalım.



İzmir Yollarında; s.43-44