Cumhuriyet Halk Partisi Büyük Kongresini Açarken

Efendiler! Cumhuriyet Halk Partisi’nin büyük kongresini açıyorum. Partimiz, geçen üzüntü yılları içinde milletimizin hayatı ve şerefi için gösterdiği yüksek kararlılık ve irâdenin temsilcisi olarak bundan dokuz sene önce meydana çıkmıştı. Bütün Anadolu ve Rumeli’yi kapsamak üzere ilk genel kongremiz Sivas’ta kurulmuştu. Sivas Genel Kongresi öncesinde doğuda ve batıda bölgesel kongreler de kurulmuştu. Bunlardan biri de benim katıldığım ve başkanlık ettiğim Erzurum Kongresi’dir. Erzurum Kongresi, belirlediği kurallar bakımından önem verilmeye ve anılmaya değerdir. Sivas Genel Kongresi’nde tartışma konusu olan aynı kurallar geçerli olmuştur. Bu kurallar açıklanarak ve bütün memlekete yayılarak kabul olunmuştur.



Gerçi o zaman kullandığımız ünvanla bugünkü ünvan arasında fark vardır. Fakat teşkilât, temel bakımından korunmuş ve bugün siyasal parti hâlinde ortaya çıkan varlığa başlangıç oluşturmuştur. Özellikle memleket ve millete ait genel amaç -ki genel kurtuluş ve rahatlığı sağlamaktan ibarettir- gerçek anlamı değişmeksizin takip olunmuştur. Bundan dolayı diyebiliriz ki, bugün açılışıyla övündüğüm büyük kongremiz, Sivas Kongresi’nden sonra teşkilâtımızın ikinci büyük kongresi oluyor. Efendiler, Sivas Kongresi’nde nasıl ki, bütün milletin isteklerini ve duygularını temsil etmek konumunda bulunduysak bugün de Cumhuriyet Halk Partisi’nin büyük kongresiyle bütün milletin gerçek duygularına ve sevgilerine tercüman olmak görev ve konumunda bulunuyoruz (şiddetli alkışlar). Gerçekten halkın bütün tabakaları ülkülerini destekleyecek nedenleri ve unsurları partimizin uygulamalarında ve çalışmasında arıyorlar ve buluyorlar. Bu gerçeğin en son ve açık delili son genel seçimlerde saygıdeğer ve soyu temiz milletimizin partimize gösterdiği koruma ve güvendir. Bunu teşekkür ve övünmeyle anıyorum.



Efendiler, partimizin gelecek hareketlerine ve uygulamalarına bağlı önlemleri burada hep beraber tartışacağız. Gelecek için en doğru olan ve memleketin ihtiyaçlarına en uygun kararlara ulaşmaya çalışacağız. Gelecek senelerdeki uygulamalarımızın, cumhuriyet ve halkçılık yönetimi adı altında memlekete yeni mutluluklar, yeni şerefler kazandıracağına güvenim sonsuzdur. Efendiler, geleceğe ait önlemler hakkında düşünce alışverişinde bulunmadan önce, geçmişe ait olaylar hakkında bildirilerde bulunmak ve senelerden beri devam eden çalışmalarımızın ve uygulamalarımızın milletimize hesabını vermek görevim olduğu inancındayım. Olaylarla dolu olan dokuz senelik bir devrenin tarihine değinecek bildirilerim ve açıklamalarım uzun sürecektir. Fakat yerine getirilmesi zorunlu bir görev olduğuna göre beni hoş göreceğinizi ümit ederim. Bildirilere geçmeden önce tartışma gündemimizin hemen açıklanması gereken bir noktası vardır; tartışma gündeminin birinci maddesinde; bir ikinci başkan seçimi sorunu söz konusudur. Efendiler, elimizde bir tüzük projesi vardır, bu henüz partimizin Genel Kongresi’nin onay ve uygunluğundan geçmiş değildir. Bundan dolayı bu tüzük yapıldıktan sonra olayları ve uygulamaları içine alan durumlar vardır ki, bunun bazı maddeleri ile uzlaştırılamaz. Örneğin genel başkan görev gereği olarak görevini fiilen yerine getirememekte ve başkan vekili olarak bildiğiniz, İsmet Paşa yapılacak görevleri yerine getirmektedirler. Bundan dolayı zaten başkan vekili varken tekrar bir başkan seçimi bence söz konusu değildir (doğru sesleri). Bununla beraber bu yönü de yüce görüşünüze bırakmak istiyorum.



Başkan vekili varken buradaki -tüzük dediğimiz projedeki- görevi kendileri yerine getirebilirler. Eğer bu yönü kabul ederseniz, Sayın Paşa ikinci başkan görevini yerine getirirler (uygun sesleri).



Bu yönü yüce görüşlerinize sunuyorum. Kabul edenler el kaldırsın. Oybirliği ile kabul edilmiştir.



Şimdi Efendim, diğer bazı noktalar vardır ki, onlarla ilgili açıklamalara geçmeden önce bunların yerine getirilmesi için başkanlık makamını İsmet Paşa’ya bırakacağım.