Kastamonu’da Bir Konuşma

Belediye dairesi önünde toplanan halk ile:



Çiftçilerle yaptıkları bu konuşmada; kuruluşları ve makineleri olup olmadığını sormuşlar ve heyetin “yok” demesi üzerine:

Ben de çiftçi olduğumdan biliyorum. Makinesiz tarım olmaz. El emeği güçtür. Birleşiniz. Birliklerle makine alırsınız. Yılda yüz dönüm ekeceğinize on katı, yüz katı fazla ekersiniz. Memleketimiz gerçek çiftçi memleketidir. Daha bu konuya hak kazanmış değiliz. Fakat tarım memleketi olacağız. Bu da makine ile olacaktır.



Gazi Paşa, Çiftçiler Birliği’nin isteği üzerine Kastamonu Çiftçiler Birliği’nin fahri başkanlığını da kabul etmiştir.

Bu sırada sözü çiftçilere yönelterek;

Memleketimizde yapılması gereken devletin, gerçek noktası çiftçiliktir. Tüketici yaşamak iyi değildir. Üretici olalım! Demiştir.

Bundan sonra genç düşünceler hakkında geçen sözlere:



Memleketin gerçek istekleri, görüş açısı budur. Bundan başka hiçbir şey olamaz. Bir kişi ayrılmaksızın hepimiz ona inanmaya mecburuz. Genç fikirli demek gerçek fikirli demektir.



Sanat hakkında esnafa birçok sorular sorduktan sonra bir terzi istemişler. Eliyle şalvarlı cüppeli bir esnafı göstererek:

Şalvarlı elbiseler mi ucuz yoksa milletlerarası son kıyafet mi?

Terzinin “milletlerarası daha ucuz” demesi üzerine GaziPaşa:



İşte görüyorsunuz ya… bu elbiseler ucuzdur. Hem basittir. Yerli pahalıdır. Aynı kumaştan  birer elbise daha yaparsınız.

Bir esnafa da: fesini göster, dedikten sonra: İşte içinde takke, üzerinde abani sarık, fes… Bunların hepsinin ayrı ayrı parası yabancılara gidiyor. Bunu söylemekten amacım şudur: Biz her bakımdan insan olmalıyız. Acılar gördük. Bunun sebebi dünyanın durumunu anlamadığımız içindir. Düşüncemiz, aklımız medeni olacaktır. Şunun bunun sözüne önem vermeyeceğiz. Medeni olacağız. Bununla övüneceğiz. Bütün Türk ve İslâm dünyasına bakınız. Anlayışları medeniyetin emrettiği kavrayış ve yükselmeye uyamadıklarından ne büyük sıkıntılar, ne acılar içindedirler. Bizim de şimdiye kadar geri kalmamız ve sonunda son felâket çamuruna batışımız bundandır. Beş altı yıl içinde kendimizi kurtarmışsak; bu düşüncemizdeki değişmedendir. Artık duramayız. Mutlaka ileri gideceğiz. Geriye ise hiç gidemeyiz. Çünkü ileri gitmeye mecburuz Millet açıkça bilmelidir. medeniyet öyle bir kuvvetli ateştir ki ona ilgisiz olanları yakar ve yok eder.



İçinde bulunduğumuz medeniyet ailesinde hak ettiğimiz yeri bulacak ve onu koruyacak ve yayacağız. Huzur, mutluluk ve insanlık bundadır.



Açık Söz: 25.08.1925