Mahkemece Verilen Ölüm Cezalarının Büyük Millet Meclisi’nce Onanması Hakkındaki Tasarısının Görüşülmesi Hakkında

Arkadaşlar, Şükrü Beyin konuşmalarından bir iki noktaya değinecek birkaç söz söylemek isterim: Şükrü Bey, Bakanlar Kurulu’nu eleştirirken genel kurulun görevini yapmamış olduğunu, dolaylı olarak söylediler.



Efendiler, Yüce Meclis kanun ve yürütme kuvvetini bünyesinde toplamış ve bütün millet ve memleketin geleceğine fiilen el koymuş bir heyettir. Yani hükûmet kendisidir. Bu esas, ilk oturumumuzda Genel Kurulca kararlaştırılmış kesin bir esastır. Fakat, ilk anda bu esasın ayrıntılarından ve gereklerinden olmak üzere kabul edilmiş olan bir şey varsa o da şudur ki, yüce heyetiniz –360 üyeden oluşmuştur- aynı zamanda devletin önemli işlerinin her türlü ayrıntılarıyla uğraşamaz. Eğer bu işleri yüklenmek istenirse bütün işler çok gecikebilir. Bundan dolayı birçok sorun ve çeşitli konular için birer bakan seçmiştir. Ve bu bakanlara Yüce Meclis, gerçek görüşünü bildirir. Ve ayrıntılarının uygulamasına, sorumluluk onun üzerinde olmak üzere, kendisine terk eder. Kabul edilmiş esaslar bundan ibarettir. Ve bu esas içinde Yüce Meclis, bence ve sanıyorum bütün milletçe başlangıcından bugüne kadar gerçek görevini, vatanî ve millî görevini hakkıyla yapmaktadır. Bundan dolayı ikide bir de “Yüce Meclis yetkisini bilmiyor, görevini yapmıyor”, demek doğru değildir.



Efendiler! Meclis’in çıkaracağı sonsuz işler vardır. Kanundan söz ediyoruz. Bu Yüce Meclis’e kanunî hareket kabul edilmek üzere sunulmuş olan kanun nerededir? Ve ne için çıkmıyor? İçeriği yüce görüşünüze uygun veya uygunsuz olabilir. Fakat bunu istediğiniz gibi değiştirmek ve düzeltmek elinizdedir. Fakat niçin çıkmıyor? Bunu Şükrü Beyden sormak isterim. Bundan dolayı bu Yüce Meclis’in sevgi ve güvenine sahip başkan sıfatiyle bütün arkadaşlarımdan rica ederim. Yüce Meclis’in kuvvetini azaltacak şekilde açıklamalarda bulunmak uygun değildir. En çok da haksız yere olursa…