Mersin’de Bir Konuşma

Millet Bahçesinde Mersinliler adına Dr. Reşit Galip’in söylediği söyleve cevap:



Sayın kardeşler!

Genç ve çok kıymetli doktorumuz Reşit Bey’in sözleri bence iki bakış açısından incelenebilir.

Birincisi doğrudan doğruya kalbinin, vicdanının ve saygıdeğer Mersin halkının vicdanının, benim kalbimdeki duygulara tercüman olan duygulardır. Buna teşekkür ile yetineceğim. Gerçekten saygıdeğer doktorun dediği gibi, benim için dünyada en büyük makam ve ödül milletin bir ferdi olarak yaşamaktır. Eğer Cenab-ı Hak beni bunda başarılı etmiş ise, şükür ve hamdlar ederim. Bugün olduğu gibi ömrümün sonuna kadar milletin hizmetçisi olmakla övüneceğim.



Saygıdeğer Mersin halkı, bugün hakkımda gösterdiğiniz içten ve heyecanlı gösterilerden size ayrıca teşekkür ederim. Ayrıca itiraf etmek zorundayım ki, geldiğim günden bu âna kadar duygularımın, memnuniyetimin derecesini biliyorum, gönlü rahat ve emin bulunuyorum ki, her taraftaki kardeşlerim gibi burada da bana sevgi ve özen gösteren kardeşler var. Mersinliler, memleketiniz Türkiye’nin çok önemli bir noktası bulunuyor, çok önemli bir ticaret noktasıdır. Memleketiniz bütün dünya ile Türkiye’nin en önemli bir bağlantı noktasıdır. Bunu sizler benden iyi biliyorsunuz. Memleketinize sahip olabilmek için çektiğiniz acılar, sıkıntılar, mahrumiyetler büyük olmuştur. Bunu sizler değerlendirirsiniz. Hepimiz arzu edelim ki acı günler tekrarlanmasın. Buna gerçekten lâyık olmak gerekir. Savaş meydanlarında kıymetli evlâtlarımızın süngü ve silâhlarının zaferi yeterli değildir. Bu zafer ve başarı çok büyüktür.



Ancak gerçek refah ve mutluluğa sahip olabilmek için, asıl bundan sonra çalışmak gerekir. Sizin için zafer ve ilerleme sahası ekonomide, ticarettedir. Bunu anlıyorsanız, çok çalışmak zorundasınız. Aksi durumda memleketin gerçek sahibi olduğunuzu söyleseniz bile, kimseyi inandıramazsınız. Bu doğrularla dolu sözlerimle bu gerçeği dile getiriyorum. Gönül ister ki; burada bir saat, bir gün değil, uzun süre kalayım, daha özel sohbetler yapalım. Fakat şimdilik buna zaman yoktur. Sözümü kesmek zorundayım. Son söz olmak üzere bu memleketin gerçek sahibi olunuz, diyeceğim. Burada geçirdiğim saatler benim için çok kıymetli olmuştur. Derin sevgilerle hepinize veda ediyorum; Allahaısmarladık arkadaşlar.



Hâkimiyeti Milliye, 21 .3. 1923