Milletseverler ve Dış Yardım

Chicago Tribun muhabirine demeç:

Hâkimiyet-i Millîye

“Bizim hâlen İngiltere ve müttefiklerinin barış şartlarının gülünç ve uygulanmasının imkânsız olduğunu anlayacaklarına güvenimiz vardır. Fakat bu beklentimizi kaybedersek, dışarıdan herhangi bir yardımı isteyerek kabule hazırız.”

Tutucu olmakla tanınmış diğer Türk yurtseverlerle yaptığım görüşmelerimde onların bile Türk millîyetçiliğine tamamen hak verdiklerini ve müttefiklerin plânlarını bozarak herhangi bir yardımı milliyetçilerin kabul etmek mecburiyetinde olduğunu içtenlikle söylediler.



Bütün Anadolu’ya hâkim olan milliyetçiler, Türkiye’nin bir yok etme politikasıyla yüz yüze olduğunu biliyorlar. Türk sınırlarının doğuya doğru nasıl gerilediğini ve (Sanremo) anlaşmasının Küçük Asya’ya nasıl saldırdığını haritaları üzerinde gösteriyorlar.

“İngiltere ve müttefiklerin bir millet olarak yaşayabilmek için gerekli olan şartları ve sınırları bize verdiklerinde millîyetçilerin yabancı güce dayanmayacağını anlarlar, sanıyorduk. İşte bu yüzden biz durumu koruduk. Aksi durumda Bolşeviklerden yardım almak bizim için çok kolaydı.”



Avrupa’nın işgaline karşı koymaya kararlı güçlü adam, doğduğu yer olan Selânik üzerinden kurşun kalemi doğuya doğru çekerek Ankara üzerine getirdi. Yine, harita üzerinde, Bolşeviklerin Kafkasya üzerinde ilerlemesini gösteren kırmızı bayraklar vardı. Kafkasya’da Bolşevik olmuş olmamış birçok Müslüman kabileden kendisine delege gelmişti. Getirdikleri haberler memnun ediciydi.

Türkiye’de Amerikan yardımı hakkında ne düşündüğünü Paşaya sorduğum zaman dedi ki: 



“Biz buna önceden taraftardık. Zaman ve şartlar ilerledikçe doğal olarak bu imkân kalmıyor. Millîyetçilerin görüşü şu idi: Türkiye, Türkler içindir ve Türkiye bağımsız olmalıdır. Ateşkes anlaşması imzalandığı zamanki sınır temel alınıyor ve anlaşma şartlarının bu görüşe uymayan kısımlarına karşı mücadele edilecektir. Bu bir halk hareketidir ve İslâm dünyasının yardımına da güveniyoruz. Türklerin son bağımsız Müslüman milleti oldukları gibi bağımsız da kalacaktır. Diğer yerlerdeki Müslümanlar da düşmanlarımıza karşı mücadele edeceklerdir. Bunlar çoğunlukla İngiliz yönetimi altındadır. Biz bu haçlı harekâtının en son hamlesine uğramış bulunuyoruz. Fakat İslâm dünyası öldürücü bir biçimde uyanmıştır.”



Mustafa Kemal Paşa, İngilizlerin, millîyetçilerin harekâtına önceden yardım ettiğini yalanladı.