Ordu İleri Gelenleriyle İkinci Konuşma

İzmir’de Askerî Toplantıda yapılan savaş oyunlarından sonra ordunun öğretim ve eğitimi üzerinde…



Arkadaşlar;

Mareşal Paşa büyük bir zevkle izlediğimiz harb oyununu gerçekten ustaca bir biçimde idare etmişlerdir. Taraflara ait olan genel durumun düzenlenmesinde, hakikaten gerçek duruma büyük bir uygunlukla değindiler. Oyunun yönlendirme ve yönetimi sırasında bugün çok kıymetli düşüncelerini ve çok köklü bakış açısını duyduk; yararlandık. Kendilerine özellikle teşekkürlerimi sunarım. Ordumuz, Sayın Paşa gibi bir başkana sahip olmakla övünebilir. Başbakan Sayın Paşa ile Millî Savunma Bakanı Sayın Paşanın da başlangıcından bitimine kadar bu asker uğraşıyı izlemiş olmalarının memleketimiz için, ordumuz için çok yararlar sağlayacağına şüphe yoktur.



Hepimiz için asıl olan; milletin, vatanın hayatı ve kurtuluşunu sağlamaktır. Yollarımızın ve demir yollarımızın, ekonomik durumumuzun düzeltilmesi ve yükseltilmesi ve milletimizin aydınlanması oranında, elbette millî savunmamız kolaylaşır. Hükumetin bütün uğraşları gerçeklerine değinen bu işte hazır bulunmak gereğini anlamışlar. Bundan dolayı kendilerine teşekkür ederim.

Zaten kıymeti bilinen ve yeterliliği denenmiş olan komutan ve subay arkadaşlarımızın bu nedenle bir defa daha askerliğinin kıymetinin şahidi olmakla mutluyum ve bunun için gurur duyuyorum. Kendilerine teşekkür ederim.

Arkadaşlar, Mareşal Paşanın tarafların savaş hareketini devre ve devre pek güzel bir şekilde kısaca, her noktası kıymetli düşünceleriyle aydınlattılar ve süslediler. Buna ait söz söylemeyi gereksiz sayarım. Özellikle bu araştırma ve uğraşı sonucunda orduca, hükümetçe ve herkesçe gözönüne alınması gereken açık noktalarıda ayırdettiler. Bunlar, şüphesiz büyük önemle dikkate alınacaktır.



Arkadaşlar!

Memleketin savunması ve milletin yüksek yararının korunması sorumluluğunu yüklenen büyük kumanda makamlarının sahip oldukları bütün kuvvetleri ve bütün araçları en önemli amaç üzerinde toplaması gerektiğine ait herkesçe bilinen kuralı bu nedenle hatırlatmak isterim. Birinci derecede önem taşıyan amacı ortaya çıkarmak, gerçekten araştırma ve düşünceye değer. En önemli amaç üzerinde elde edilecek başarı ikinci, üçüncü derece amaçlar üzerinde başlamada katlanılacak özverileri daima karşılar. Bu kural, bütün zamanların korunma düzen ve çarelerine sahip olan ve sözü geçen bir kuraldır ve savaşın başlangıcından sonuna kadar gözardı edimemesi gereken bir noktadır. Bu gerçeğe göre kurulacak ve karar altına alınacak önlem ve düzenlerin uygulanmasına engel durumlar önemle göz önüne alınmalıdır. Şüpheli önlemleri, kadere bırakmaktan son derece kaçınmak gerekir. Birçok felâketler gördük, hayatın bunca darbelerini yaşadık. Bunlar bize memleket savunmasında her an çok dikkatli olmak için gereken dersi kesinlikle vermiştir sanırım.



Arkadaşlar!

Arazinin ve birtakım durumların, şartların, olağanüstü fırsatların savaşın sonucu üzerine etkilerini reddetmek imkânsızdır. Fakat daima dikkatli ve emin olunması gereken; yöntem ve kıymettir. Türkiye bütün düşman dünyasına karşı kazandığı maddî ve manevi zzaferlerle ölmez bir varlığa sahip olduğunu parlak bir şekilde ispat etti. Bu gerçek ordumuzun kıymeti sayesinde ortaya çıktı. Benim için ordumuzun kıymetini ifadede tek ölçü şudur:



Türk ordusunun tam birliği; dengini derhal yener; iki mislini durdurur, ilerletmez. Şimdilik bundan fazlasını istemiyorum. Çünkü fazlasını milletimizin doğal savaşçılığı zaten sağlamaktadır. Fakat bu kıymeti elbette korumak gerekir. Bu askerî bir ilke, bir kural  olarak göz önünde bulundurmalıdır. Bu noktayı özellikle bütün arkadaşlarımdan beklerim. Türk ordusunun bir kısmı, dengini elbette yener, iki mislini durdurur. Bu kıymet saklandıkça yapımızı, öğrenim ve eğitimimizi, sevk ve idaremizi bu hedef ve amaca yürüttükçe Türkiye’nin her türlü saldırıdan korunmuş olacağına kimsenin şüphesi kalmaz.



Arkadaşlar!

Kesin sonuç daima taarruzla alınır; fakat savunma ile yerine getirilen birçok görev de vardır. Bu noktada bütün arkadaşlarımın dikkatlerini bir konuya çekmek isterim. Kesin sonucu istenen zamana gelmeden önce, kısımların savaş kıymetlerini azaltmaktan, sayılarını eksiltmeye neden olmaktan sakınmak gerekir. Bunun için saldırı, savunma, uğraştırma savaşı ve savaşın kesinliğinin iç yüzünü, uygulanacağı zaman ve durumun seçimi konusunda arkadaşların zaten var olan rahatlıkları korunmalıdır. Buna görüş ve uygulamalarımızda çok dikkat etmeliyiz. Bir de alınan görev ile harcanılacak askerî hareketlerin gerçek bir ilgisi vardır. Bunun için görev verenlerin, görev alanların kullanacağı aracı, askerî hareketi belli etmede kararsızlığa düşmelerine neden olmamaları gerekir. Amaçta açıklık çok önemlidir.



Arkadaşla! Bütün bu dikkatli incelememizden ve hazırlık gereğine ortak düşüncemizden amaç hiç şüphe yok ki, elbette savaşmak değildir. Genel savaştan sonra bütün dünya barış ve huzura ihtiyaç duyar. Türkiye ki, birçok savaşlara sahne olmuştur. Sona ermeyen belâlar görmüştür. Onun barış ve huzur ihtiyacı daha fazladır. İşte biz bu hazırlığımızla ihtiyaç duyduğumuz barış ve huzuru gerçekleştirmek istiyoruz. Tarafsızlıkları bütün dünyaca kabul olan ve onaylanan devletler vardır ki, onlar da barış, huzuru ve rahatları için elbette savunmalarına önem vermekte, ordularına son derece özen göstermektedirler. Bu, dikkat ve uyanıklığa açıktır. Biz de herkes gibi elbette savunmamıza gerektiği kadar önem vermek zorundayız.



Arkadaşlar!

Türkiye Cumhuriyeti yalnız iki şeye güvenir: biri millet kararı, diğeri en üzücü ve en zor şartlar içinde dünyanın görüşlerine hakkıyla değer veren ordumuzun kahramanlığı.



Arkadaşlar! Yönetiminiz altında bulunan ordular, gerçekten kahramanlığına güvenilir ordulardır. Bu ordular tarihte eşi görülmemiş kahramanlıklar, özveriler göstermiştir. Şanlı zaferler kazanmıştır. Millet ve memleketin gerçekten teşekkürüne lâyıktır.

Arkadaşlar! Türkiye en güçsüz sanıldığı zamanda ordusu sayesinde en kuvvetli olduğunu ispat etmiştir.



Ordumuz vatan içinde zafer kazanmıştır. Bu en açık belgedir. Düşmanın vatan içine girmiş olması düşman yararına birçok nedenler doğurur. Bütün bunlara göğüs gererek düşmanı vatan içinde yenmek, yok etmek başlı başına bir varlık, büyük bir kuvvet eseridir. Vatan içinde yenilginin sonu son derece korkunçtur. Bu gerçeği doğrulayan yakın ve uzak tarihî örnekler çoktur.



Arkadaşlar, en büyük tehlikeler karşısında dayanan, uçurumun kenarına gelmişken bu kadar büyük canlılık ve beceri, kararlılık ve ruh gösteren milletimizin sâlim ve mutlu yaşamağa hakkı vardır. Bunu bütün varlığımızla sağlamaya çalışacağız. Bizi bu amaca ermekten alıkoyacak engeller vardır. Arkadaşlar; bunlarla uğraşmayı yerinde bulunuyoruz. Fakat her şeye rağmen memleket ve milleti mutlu etme amacı elbette gerçekleşecektir. Çünkü bu amaç Hakk’ın da isteğidir.



Sonuç olarak söyleyeyim ki, bütün olasılıklara karşı kıymetli komutanlarımızın, kahraman ordumuzun düşüncesinin memleketin emniyeti olduğuna inancımız, bu defaki incelemelerimiz nedeniyle bir daha kuvvetlendi. Ankara’ya büyük bir gönül rahatlığıyla dönüyorum. Son derece mutlu ve rahatlamış olarak hepinize vedâ ediyorum.



Hâkimiyet-i Milliye, 24.02.1924