Ordu İleri Gelenleriyle Konuşma

İzmir’de askerî toplantıda yapılan savaş oyunlarına başlanırken:



Saygıdeğer arkadaşlar;

Bir buçuk yıl oluyor ki, birbirimizi görmek fırsatları azaldı. Ondan önce savaş meydanlarında birbirimizi sık sık görebiliyorduk.



Benim kıymetli arkadaşlarım;

Sizi uzun  zaman görmemekten oluşan özlemim büyüktür. Bu özlemin giderilmesini rastlantıya bırakmak istemedim. Burada İzmir’de bir görüşme düzenlemeyi düşündüm. Bütün ordu arkadaşlarımızı çağırmaktaki  imkânsızlık anlaşılır. Bu sebeple bütün ordu adına büyük komutanların ve buraya gelebilecek arkadaşların toplanmasını sağlamak ile yetindik. Bu dakikada huzurunuzda bulunmakla çok memnun ve mutluyum. Şahıslarınızı ve şahıslarınızda kahraman Cumhuriyet ordularını yüksek saygıyla selâmlarım.



Arkadaşlar;

İzmir büyük kahramanlar toplantısı bizi savaş meydanlarında birbirimize bağlayan ve şüphe etmem ki, ölünceye kadar bağlı bırakacak olan birçok anılarımızı canlandıracaktır. Aynı zamanda bu toplantıyı ordumuz, milletimiz ve vatanımız için de yararlı kılmak gibi son derece önemli ve çok gerçek bir amaç sağlanacaktır. Gerçekten birlikte geçireceğimiz günler süresince bir savaş oyunu yapmak suretiyle, vatanın ve milletin büyük çıkarlarının savunmasını birlikte göz önünde bulunduracağız. Bu işimizde son yılların zaferlerle dolu savaşlarının, meydan savaşlarının, cumhuriyet ordusuna ve onun kıymetli yüksek kumanda heyetine kazandırdığı tecrübelerin sonuçlarını araştıracağız. Dünyanın fen ve sanatta en son ilerlemelerini göz önünde bulunduracağız. Özverili ve kahraman ordumuzun araç ve gereçlerini, öğretim ve eğitim esaslarını gerçeklerin gereğine uydurmaya çok dikkat edeceğiz. Arkadaşlar; önemle ve  gerçek olarak söylerim ki: Türkiye Cumhuriyeti kutsal bildiği bağımsızlığını ve hâkimiyetini savunmada hoşgörülü olamaz.



Askerî uğraşılarımıza dair görevler bir gün önceden verilmiştir. Buna Genelkurmay Vekili Mareşal Paşa‘nın tarafından devama başlamadan önce önemli gördüğüm bir nokta hakkında yüce meclisinizin bütünüyle aydınlanmasını uygun görüyorum. O noktada dünyanın durumu ve siyasî dengesi ve bizim dış durumumuzdur. Bu konuda Başbakan ve Dışişleri Bakanı İsmet Paşa’nın düşüncelerini rica ederim.



Hâkimiyet-i Milliye, 17.02.1924