Vatanı Hür ve Mutlu Hale Getirmeye Dair

Çankaya Köşkünde bir sohbet esnasında Suphi Nuri (İleri) Beye söylenmiştir.



Ellerimiz deniz kıyısında ve ellerimiz zincirlerle bağlı bir halde bulunuyor ve: “Ah bir kere hür olsak da şu denizde bir yüzsek” diyorduk. İşte bugün hürriyetimizi aldık ve zincirlerimizi kırdık, denizde yüzmemize bir engel kalmadı. Fakat bir türlü suya giremiyoruz. Ayağımızı denize sokuyoruz, soğuk var. Dalsak da yüzme bilmediğimiz için batacak, boğulacağız. Demek, amaç hür olmaktan ibaret değilmiş. İşte meydan. Ordu görevini yaptı. Memleketin ilim ve bilgi sahipleri memurları, milletvekilleri, iş adamları iş başına geçtiler. Kendilerini göstersinler. Bu vatanı hür ve mutlu bir hale getirsinler.



Biz çok müthiş ve amansız düşmanlara göğüs gerdik. Sonunda üstün geldik. Bugünkü idari zorluklarımız gerçekten çok büyüktür. Fakat çalışmakla biz bunları da, Yunanlıları olduğu gibi, tepeleyeceğiz ve sonunda üstün geleceğiz. Bu amacımızın kazanılması için 5-10 yıl yeterli değildir.



Bugünkü memurlarımız, fen adamlarımız, ilmimiz ve gücümüz de yeterli değildir. Galibiyete yavaş yavaş ulaşacak ve memleket, yetiştireceği memurlariyle, fen adamlariyle, eserleriyle sonunda birçok yıl sonra barış ve iyileşme vadisinde muzaffer olacaktır.



Müşterek Gazete: 9.9.1923, s.2